Sanık, maktul ile aralarındaki bir tartışma sırasında maktulü önce darp etmiş, etkisiz hale getirdikten sonra boğmuş ve henüz canlıyken üzerine yanıcı madde dökerek yakmıştır. Adli Tıp raporu, ölümün 'boyun basısına bağlı mekanik asfiksi ve canlı iken yakmanın müşterek etkisiyle' meydana geldiğini belirtmiştir. Bu eylem TCK m. 82/1-b açısından 'canavarca hisle' mi yoksa 'eziyet çektirerek' öldürme mi olarak nitelendirilmelidir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2023/4953 E. sayılı kararı bu ayrıma nasıl bir ışık tutmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145302

Bu eylem, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2023/4953 E. sayılı kararı doğrultusunda 'eziyet çektirerek' öldürme olarak nitelendirilmelidir. Kararda yapılan ayrıma göre: 'Canavarca hisle' öldürme, failin tamamen kendi içsel, ahlaki kötülüğünden ve öldürmekten zevk alma gibi alçakça bir güdüden kaynaklanan, saike dayalı bir nitelikli haldir. Genellikle maktulden kaynaklanan bir haksız fiil bulunmaz. 'Eziyet çektirerek' öldürme ise, suçun işleniş biçimiyle ilgilidir ve failin, ölümü gerçekleştirmek için zorunlu olmayan, sırf maktule acı ve ıstırap vermek amacıyla sergilediği vahşi ve zalimane davranışları içerir. Somut olayda, sanığın eylemi bir tartışma sonucunda (yani maktulden kaynaklanan bir etkileşimle) başlamıştır. Bu durum, eylemin salt 'canavarca his' gibi tamamen failin iç dünyasından kaynaklanan bir saikle işlenmediğini gösterir. Ancak, maktulü etkisiz hale getirdikten sonra, ölümü için gerekmeyen ve ona aşırı acı verecek bir yöntem olan 'canlıyken yakma' eylemini gerçekleştirmesi, sanığın öldürme kastının yanında 'azap çektirme' kastının da olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, suçun işleniş şekli ve maktule yaşatılan ıstırap dikkate alındığında, eylem TCK m. 82/1-b kapsamında 'eziyet çektirerek' kasten öldürme suçunu oluşturur. Karar, bu tür durumlarda saikten ziyade işleniş biçiminin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır.