Sanık A, 17 yaşındaki mağdur M'yi bir parka götürmüş ve burada M'nin vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunmuştur. Mağdur M'nin bu eyleme rızası olduğu iddia edilmektedir. Sanık A'nın cezai sorumluluğunu TCK m. 103 ve m. 104 çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145288

Bu olayda birden fazla hukuki değerlendirme yapılması gerekir. 1) Mağdurun Yaşı: Mağdur 17 yaşında olduğu için '15 yaşını tamamlamış' çocuk kategorisindedir. Bu yaş grubundaki çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda rızanın hukuki bir önemi olabilir. 2) Eylemin Niteliği: Eylem, 'vücuda organ sokulması' suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu, TCK m. 103/2'de düzenlenen nitelikli cinsel istismar halidir. 3) Rızanın Geçerliliği: TCK m. 103/1-b, 15-18 yaş grubundaki çocuklara karşı cinsel davranışların ancak 'cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene' dayanması halinde cinsel istismar suçunu oluşturacağını belirtir. Eğer olayda bu unsurlar yoksa ve eylem rızaya dayalı ise, TCK m. 103 doğrudan uygulanamaz. Ancak bu durum eylemin cezasız kalacağı anlamına gelmez. 4) TCK m. 104'ün Uygulanması: TCK m. 104, 'cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi'nin şikayet üzerine cezalandırılacağını düzenler. Somut olayda, eğer cebir, tehdit veya hile yoksa ve mağdurun rızası varsa, sanığın eylemi TCK m. 103 kapsamında değil, TCK m. 104 kapsamında 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçunu oluşturur. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikayetine bağlıdır. Dolayısıyla, sanığın cezai sorumluluğu, rızanın varlığı ve niteliğine (cebir, tehdit veya hile olup olmadığına) ve mağdurun şikayetçi olup olmadığına göre TCK m. 103/2 veya TCK m. 104 arasında belirlenecektir.