Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli kararı, TCK m. 53'ün uygulanmasını 'seçme ve seçilme ehliyeti' açısından nasıl etkilemiştir? Bu iptal kararının temel gerekçesi ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145283

Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı kararı, TCK m. 53'ün uygulanmasını seçme ve seçilme hakkı açısından önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu kararla: 1) TCK m. 53/1'in başındaki 'Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak' ifadesi, aynı fıkranın (b) bendindeki '...seçilme ehliyetinden...' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. 2) TCK m. 53/1'deki '...hapis cezasına...' ibaresi, (b) bendindeki 'Seçme ve...' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. 3) TCK m. 53/1-b'deki '...ve diğer siyasi hakları kullanmaktan' ibaresi iptal edilmiştir. Bu iptallerin anlamı şudur: Seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılma, artık her kasıtlı suçtan alınan hapis cezasının otomatik bir sonucu olmaktan çıkmıştır. Bu hakların kısıtlanması, ancak Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan (taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha çok hapis cezası, affa uğramış olsalar bile zimmet, rüşvet, hırsızlık gibi belirli suçlardan hüküm giyme) özel şartlar dahilinde ve ilgili seçim kanunları çerçevesinde değerlendirilecektir. TCK m. 53, bu anayasal çerçeve dışında genel bir yoksunluk sebebi olamaz. İptalin temel gerekçesi, TCK m. 53'teki genel ve otomatik kısıtlamanın, Anayasa'da güvence altına alınan ve özel şartlarla sınırlandırılan seçme ve seçilme hakkının (Anayasa m. 67) özüne dokunması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmasıdır.