Sanık, maktulü kasten öldürme suçundan yargılanmaktadır. Sanık, eylemi işlediği sırada maktulün kendisine yönelik haksız bir saldırısı olduğunu ve bu saldırıyı defetmek amacıyla hareket ettiğini, ancak 'sınırı kasten aştığını' kabul etmektedir. Bu durumda sanığın cezai sorumluluğu TCK m. 27/1'e göre mi belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145273

Evet, bu durumda sanığın cezai sorumluluğu TCK m. 27/1'e göre belirlenir. TCK m. 27/1, 'Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil, taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için öngörülen cezaya hükmolunur.' hükmünü amirdir. Bu fıkra, sınırın 'kast olmaksızın' (yani taksirle) aşıldığı durumlar için geçerlidir. Sanığın, sınırı 'kasten' aştığını kabul etmesi, bu fıkranın uygulama alanının dışına çıktığı anlamına gelir. Meşru savunmada sınır kasten aşıldığında, yani fail saldırıyı defettikten sonra, artık bir savunma amacı olmaksızın, öfkeyle veya intikam amacıyla saldırıya devam ettiğinde, eylem hukuka aykırı hale gelir. Ancak, eylemin başlangıcında bir meşru savunma durumu olduğu için, failin kusurunun azaldığı kabul edilir. Bu durumda, sanık hakkında kasten işlenen suçtan (kasten öldürme) dolayı ceza verilir, ancak bu cezada TCK'nın genel hükümlerine göre indirim yapılır. Yargıtay uygulaması, bu durumu genellikle TCK m. 29'daki haksız tahrik hükümlerine kıyasen veya genel kusurluluk ilkeleri çerçevesinde bir indirim nedeni olarak kabul etmektedir. Kısacası, sınırın 'kasten' aşılması TCK m. 27/1 kapsamında değildir ve faile cezasızlık veya taksirli suçtan ceza verilmesi sonucunu doğurmaz; kasten işlenen suçtan indirimli bir ceza verilmesini gerektirir.