Sanık, maktulü öldürdükten sonra, yakalanmamak amacıyla cesedi parçalara ayırarak farklı yerlere gömmüştür. Sanığın bu eylemi, TCK m. 82/1-b (canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme) kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
Hayır, bu eylem TCK m. 82/1-b kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, 'eziyet çektirerek öldürme' nitelikli halinin oluşabilmesi için, eziyet teşkil eden fiillerin ölüm neticesi 'gerçekleşmeden önce' maktul hayattayken ona acı ve ıstırap vermek amacıyla yapılmış olması gerekir. Ölüm gerçekleştikten sonra ceset üzerinde yapılan (parçalama, yakma vb.) eylemler, her ne kadar vahşice olsa da, maktul artık acı hissedemeyeceği için 'eziyet çektirerek öldürme' suçunu oluşturmaz. Benzer şekilde, 'canavarca his' saiki de öldürme anındaki güdüyle ilgilidir. Eylem, öldürme anında bu saikle işlenmemişse, sonradan ceset üzerinde yapılanlar tek başına bu nitelikli halin uygulanması için yeterli değildir. Sanığın cesedi parçalara ayırması, TCK m. 82/1-h'de düzenlenen 'bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak amacıyla' hareket ettiğini gösterir. Bu durum, failin kişiliğini ve suç sonrası soğukkanlılığını ortaya koyması bakımından TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde aleyhe bir unsur olarak dikkate alınabilir, ancak TCK m. 82/1-b'nin maddi veya manevi unsurunu oluşturmaz. Bu tür eylemler, ayrıca 'ölünün hatırasına hakaret' (TCK m. 130/2) gibi başka suçları oluşturabilir.