TCK m. 103/6 uyarınca suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bu neticelerden failin sorumlu tutulabilmesi için, failin bu neticelere yönelik kastının bulunması gerekir mi? 'Netice sebebiyle ağırlaşmış suç' dogmatiği açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145266

Hayır, failin bu ağır neticelere (bitkisel hayata girme veya ölüm) yönelik kastının bulunması gerekmez. Bu durum, TCK m. 23'te düzenlenen 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' dogmatiği kapsamında değerlendirilir. Bu dogmatiğin temel koşulları şunlardır: 1) Temel Suç Kastı: Failin kastı, temel suçu (cinsel istismar) işlemeye yönelik olmalıdır. 2) Ağır Neticenin Gerçekleşmesi: Failin eylemi sonucunda, kastettiğinden daha ağır bir netice (bitkisel hayata girme veya ölüm) meydana gelmelidir. 3) Nedensellik Bağı: Failin temel suçu oluşturan eylemi ile ağır netice arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmalıdır. 4) Taksirli Sorumluluk: TCK m. 23 uyarınca, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, neticeye ilişkin olarak 'en azından taksirle' hareket etmiş olması gerekir. Yani, failin ölümü veya bitkisel hayatı öngörmesi şart değildir, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne uysaydı öngörebilecek durumda olması yeterlidir. Eğer failin bu ağır neticelere yönelik kastı (doğrudan veya olası) olsaydı, o zaman zaten cinsel istismar suçundan değil, kasten öldürme (TCK m. 81/82) veya kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından sorumlu olurdu. TCK m. 103/6'nın amacı, cinsel istismar eylemi sırasında kastı aşan ve taksirle neden olunan bu en ağır sonuçları özel olarak cezalandırmaktır.