Sanık, 16 yaşındaki mağdura yönelik zincirleme şekilde sarkıntılık eyleminde bulunmuş ve bu eylemler sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, sanığa TCK m. 103/1 (sarkıntılık), TCK m. 43 (zincirleme suç) ve TCK m. 103/6 (ruh sağlığının bozulması) maddelerini birlikte uygulayabilir mi? Bu maddelerin bir arada uygulanmasının hukuki sorunlarını tartışınız.
Bu maddelerin bu şekilde bir arada uygulanması hukuken sorunludur. Sorun, TCK'nın sistematik yorumundan kaynaklanmaktadır. TCK m. 103, suçu ağırlık derecesine göre kademelendirmiştir: sarkıntılık (en hafif), basit cinsel istismar (daha ağır), nitelikli cinsel istismar (daha ağır) ve ruh sağlığının bozulması (en ağır neticeli hal). 1) Tüketen-Tüketilen Norm İlişkisi: TCK m. 103/6'da düzenlenen 'ruh sağlığının bozulması', cinsel istismar suçunun 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış' halidir. Bu nitelikli hal gerçekleştiğinde, suçun daha az ağır olan temel veya diğer nitelikli halleri (sarkıntılık, basit cinsel istismar) bu ağır netice içinde erir ve tüketilir. Yani, fail artık sarkıntılıktan değil, doğrudan TCK m. 103/6'dan, yani 'beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı' suçundan cezalandırılır. Bu, tek bir fiil olarak kabul edilir. 2) Zincirleme Suç (TCK m. 43): Zincirleme suç hükümleri, 'aynı suçun' birden fazla işlenmesi durumunda uygulanır. Ruh sağlığının bozulmasıyla birlikte eylem tek ve daha ağır bir suça (TCK m. 103/6 kapsamındaki suça) dönüştüğü için, artık birden fazla sarkıntılık suçundan bahsedilemez. Eylemler, tek bir ağır neticeli suçu oluşturacak şekilde bir bütün olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, mahkeme hem sarkıntılıktan ceza verip, hem zincirleme suç artırımı yapıp, hem de ruh sağlığının bozulması nedeniyle ayrıca ceza veremez. Doğru uygulama, eylemin bir bütün olarak TCK m. 103/6 kapsamında 'beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı' suçunu oluşturduğunu kabul edip, bu suç için kanunda öngörülen (onbeş yıldan az olmamak üzere) cezayı belirlemektir. Zincirleme eylemler, bu ceza belirlenirken TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak tayininde bir ölçüt olabilir.