Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10323 E. sayılı kararında, TCK m. 53/1-d'deki hakkı kötüye kullanarak suç işleyen sanık hakkında, TCK m. 53/5'in uygulanmaması bozma nedeni sayılmış ve Yargıtay, hükmü düzelterek onamıştır. Yargıtay'ın bu şekilde 'düzeltme' yetkisini kullanabilmesinin koşulları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145234

Yargıtay'ın bir hükmü bozmak yerine 'düzeltilerek onanmasına' karar verebilmesi, CMK'nın 322. maddesinde (ve eski CMUK'nın ilgili maddelerinde) düzenlenmiştir. Yargıtay'ın bu yetkiyi kullanabilmesinin temel koşulu, saptanan hukuka aykırılığın 'yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen' nitelikte olmasıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararındaki olayda bu koşullar mevcuttur: 1) Maddi Vaka ve Delil Tartışması Yokluğu: TCK m. 53/5'in uygulanmaması, bir delil değerlendirme veya sübut hatası değildir. Bu, tamamen hukuki bir normun uygulanmasındaki bir eksikliktir. Bu eksikliğin giderilmesi için tanık dinlenmesi, keşif yapılması gibi yeni bir yargılama faaliyetine gerek yoktur. 2) Takdir Hakkının Belirlenebilirliği: Yargıtay, TCK m. 53/5'in uygulanması gerektiğine karar verdikten sonra, yasaklama süresini belirlerken yerel mahkemenin takdirini de gözetmiştir. Kararda 'mahkemenin sanık hakkındaki uygulama miktarına dair takdiri de gözetilerek' ifadesi yer almaktadır. Yargıtay, yerel mahkemenin ana cezayı belirlerken kullandığı takdiri (örneğin alt sınırdan uzaklaşma oranı) dikkate alarak, m. 53/5 için de orantılı bir süre belirleyebilmektedir. Örneğin, yerel mahkeme ana cezada üst sınıra yakın bir ceza vermişse, Yargıtay da m. 53/5 için üst sınıra yakın bir süre belirleyerek düzeltebilir. Bu durum, Yargıtay'ın yerel mahkemenin yerine geçerek tamamen yeni bir takdirde bulunduğu anlamına gelmez, mevcut takdirin bir uzantısı olarak görülür. Bu koşullar altında, dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilip zaman kaybına yol açılması yerine, Yargıtay'ın usul ekonomisi gereği hükmü düzelterek onaması mümkündür.