Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2013/5372 E. sayılı kararında, maktulün sanığa 'iftira' atması ve 'hakaret' etmesi haksız tahrik nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu tür sözlü eylemlerin haksız tahrik oluşturabilmesi için hangi niteliklere sahip olması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145230

Sözlü eylemlerin TCK m. 29 kapsamında haksız tahrik oluşturabilmesi için şu niteliklere sahip olması gerekir: 1) Eylemin 'Haksız' Olması: Maktulün sözlerinin veya davranışlarının hukuka aykırı olması gerekir. Eleştiri hakkı veya ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan sözler haksız fiil oluşturmaz. İftira (birine suç isnat etme) ve hakaret (şeref ve saygınlığı zedeleyici sözler) ise açıkça haksız fiildir. 2) Faile Yönelik Olması: Haksız fiilin doğrudan faile veya failin çok yakın addedeceği kişilere (eşi, çocuğu vb.) yönelik olması gerekir. 3) Hiddet veya Şiddetli Elem Yaratması: Haksız fiilin, objektif olarak ortalama bir insanda ve sübjektif olarak failde, suçu işlemeye itecek düzeyde bir 'hiddet veya şiddetli elem' yaratacak ağırlıkta olması gerekir. Basit bir eleştiri veya sıradan bir tartışma yeterli değildir. Hakaretin veya iftiranın içeriği, söylendiği ortam ve taraflar arasındaki ilişki, bu etkinin derecesini belirlemede önemlidir. 4) Nedensellik Bağı: Failin suçu, maruz kaldığı bu haksız fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlemesi gerekir. Aradan uzun bir zaman geçip failin soğukkanlılığa kavuşması durumunda tahrik etkisi ortadan kalkar. Yargıtay kararında da görüldüğü gibi, maktulden kaynaklanan ve süreklilik arz eden hakaret ve iftira gibi eylemler, failde hiddet yaratan haksız bir fiil olarak kabul edilerek tahrik hükümlerinin uygulanmasına neden olabilir.