Sanık A, TCK m. 53/1-a'da belirtilen 'kamu görevi' yetkisini kötüye kullanmak suretiyle rüşvet suçunu işlemiş ve 5 yıl hapis cezasına mahkûm olmuştur. Mahkeme, TCK m. 53/5 uyarınca, cezasının infazından sonra işlemek üzere 'hükmolunan ceza miktarı kadar hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına' karar vermiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2020/6119 E. sayılı kararı ışığında bu hükmü hukuki açıdan değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145177

Bu hüküm iki açıdan hukuka aykırıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2020/6119 E., 2023/5468 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi: 1) Yasaklamanın Kapsamı Belirsizdir: TCK m. 53/5, sadece 'kötüye kullanılan' hak ve yetkinin yasaklanmasına izin verir. Sanık, 'kamu görevi' yetkisini (m. 53/1-a) kötüye kullandığı için, yasaklama kararının da sadece bu hakka (m. 53/1-a'daki hak ve yetkilere) yönelik olması gerekir. Mahkemenin 'hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına' şeklindeki genel ifadesi, maddenin tümünü (örneğin seçilme hakkı, dernek yöneticiliği hakkı vb.) kapsayacak şekilde geniş ve belirsizdir. Bu durum, infazda tereddüt yaratır ve kanuna aykırıdır. Kararda, yasaklamanın TCK m. 53/1-a'daki hak ve yetkilere ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir. 2) Süre Belirtilmemiştir: TCK m. 53/5, yasaklama süresinin 'hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar' hakim tarafından takdir edilmesini emreder. Mahkemenin 'hükmolunan ceza miktarı kadar' ifadesi, bu takdir yetkisini kullanmadığını ve süreyi net bir şekilde belirlemediğini gösterir. Hakimin, örneğin 'takdiren 5 yıl süreyle' gibi açık bir süre belirtmesi gerekirdi. Bu iki nedenle, verilen karar hukuka aykırı olup bozma nedenidir.