5237 sayılı TCK'da 'yasaklanmış hakların geri verilmesi' kurumuna yer verilmemesinin ve bu kurumun daha sonra 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na eklenmesinin temel sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145165

5237 sayılı TCK'nın ilk halinde 'yasaklanmış hakların geri verilmesi' (memnu hakların iadesi) kurumuna yer verilmemesinin temel sebebi, yeni ceza kanununun hak yoksunluklarına ilişkin benimsediği yeni felsefedir. TCK m. 53'ün gerekçesinde de açıklandığı gibi, yeni sistemde hak yoksunlukları kural olarak 'süresiz' değildir. TCK m. 53/2 uyarınca, hak yoksunlukları mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eder ve infazın bitmesiyle kendiliğinden sona erer. Sürekli bir hak yoksunluğu öngörülmediği için, bu yoksunlukları ortadan kaldıracak 'geri verme' gibi bir kuruma da TCK içinde ihtiyaç duyulmamıştır. Ancak, bu felsefe sadece TCK'dan kaynaklanan hak yoksunlukları için geçerliydi. Uygulamada, TCK dışındaki özel kanunların (örn. Avukatlık Kanunu, Devlet Memurları Kanunu, Silah Kanunu vb.) belirli suçlardan mahkumiyete, o kanunlar kapsamında 'sürekli' veya 'infazdan sonra da devam eden' hak yoksunlukları bağladığı görülmüştür. İşte bu, TCK dışı kanunlardan kaynaklanan ve infazla sona ermeyen hak yoksunluklarını ortadan kaldırabilmek için bir mekanizmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle, 'yasaklanmış hakların geri verilmesi' kurumu, 5560 sayılı Kanun ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 13/A maddesi olarak eklenmiştir. Bu madde, TCK dışındaki kanunların getirdiği hak yoksunluklarının giderilmesini amaçlamaktadır.