5237 sayılı TCK m. 53, Anayasa Mahkemesi'nin 2015 tarihli kararıyla kısmen iptal edilmiştir. Bir Yargıtay kararında 'hükümden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür' ifadesi yer almaktadır. Bu ifadenin hukuki dayanağı ve anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145157

Bu ifadenin hukuki dayanağı, TCK'nın 7. maddesinde düzenlenen 'lehe kanun uygulaması' ilkesi ve bu ilkenin Anayasa Mahkemesi (AYM) iptal kararlarına kıyasen uygulanmasıdır. AYM kararları, Resmi Gazete'de yayımlandıkları tarihten itibaren yürürlüğe girer ve yasama, yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar (Anayasa m. 153). Bir ceza normunu veya cezanın bir sonucunu ortadan kaldıran bir AYM iptal kararı, tıpkı lehe bir kanun değişikliği gibi, sanığın veya hükümlünün lehine sonuç doğurur. 'İnfaz aşamasında nazara alınması' ifadesinin anlamı şudur: Hüküm verildikten ve hatta kesinleştikten sonra bir AYM iptal kararı çıkarsa, bu karar kesinleşmiş hükümlerin infazını da etkiler. Hükümlü, infazın yapıldığı yerdeki infaz hakimliğine veya hükmü veren mahkemeye başvurarak, AYM kararı doğrultusunda hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesini (uyarlama yargılaması) talep edebilir. Örneğin, TCK m. 53/1-b'deki siyasi hak yoksunluğu, hüküm kesinleştikten sonra AYM tarafından iptal edilmişse, hükümlü bu hak yoksunluğunun kendisi hakkında artık uygulanamayacağının tespitini isteyebilir. Yargıtay, bu nedenle, temyiz incelemesi sırasında ortaya çıkan bu tür iptal kararlarını doğrudan bozma nedeni yapmak yerine, 'infazda dikkate alınabilir' diyerek, bu hukuki yolun açık olduğunu belirtmekte ve dosyayı onamaktadır.