Ceza Genel Kurulu'nun 2021/26 E., 2023/478 K. sayılı kararında, TCK m. 53/5'in, m. 53/1'den farklı olarak mahkûmiyetin yasal sonucu olmadığı ve aleyhe bozma yasağına tabi olduğu belirtilmiştir. Kurulun bu sonuca ulaşırken dayandığı temel farklılıklar (kriterler) nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145152

Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, TCK m. 53/5'i, m. 53/1'den ayıran ve bu nedenle aleyhe bozma yasağına tabi kılan temel farklılıklar şunlardır: 1) İfade Farkı: m. 53/1 'yoksun bırakılır' diyerek otomatik bir sonuç belirtirken, m. 53/5 'yasaklanmasına karar verilir' diyerek mahkemenin aktif bir kararını gerektirir. 2) Ceza Türü: m. 53/1 sadece hapis cezasına bağlıyken, m. 53/5 hem hapis hem de adli para cezası için uygulanabilir. 3) Sürenin Belirlenmesi: m. 53/1'de süre (infaz sonuna kadar) kanunla belirlenmişken, m. 53/5'te süre (cezanın yarısından bir katına kadar) hakimin takdirine bağlıdır. 4) Başlangıç Zamanı: m. 53/1'deki yoksunluk hükmün kesinleşmesiyle başlarken, m. 53/5'teki yasaklama cezanın infazından sonra başlar. 5) Suç Tipi: m. 53/1 tüm kasıtlı suçlar için geçerliyken, m. 53/5 sadece m. 53/1'deki bir hak ve yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlar için söz konusudur. 6) Kapsam: m. 53/5'teki yasaklama sadece kötüye kullanılan hak ve yetkiyle sınırlıdır. Bu temel farklılıklar, TCK m. 53/5'teki tedbirin, mahkûmiyetin kanuni ve doğal bir sonucu olmadığını, aksine mahkemenin ayrıca ve açıkça hükmetmesi gereken, takdire bağlı bir güvenlik tedbiri olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, hükümde yer almaması sanık lehine kazanılmış hak oluşturur ve aleyhe bozma yasağına tabidir.