Sanık, maktulü 10 bıçak darbesiyle öldürmüştür. Maktulün otopsisinde, darbelerden sadece birinin öldürücü nitelikte olduğu, diğerlerinin ise hafif yaralar olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, eylemin 'eziyet çektirerek öldürme' olarak nitelendirilmesi için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145142

Tek başına yeterli değildir. Eylemin 'eziyet çektirerek öldürme' (TCK m. 82/1-b) olarak nitelendirilebilmesi için, failin 'eziyet çektirme özel kastı' ile hareket ettiğinin ispatlanması gerekir. Çok sayıda bıçak darbesi olması, bu özel kastın varlığına işaret edebilecek önemli bir karine olsa da, tek başına kesin bir kanıt değildir. Mahkemenin şu hususları değerlendirmesi gerekir: 1) Darbelerin Vuruluş Şekli ve Zamanlaması: Darbeler, ölümü geciktirmek ve acıyı artırmak amacıyla mı, yoksa ani bir öfke patlamasıyla kontrolsüz ve hızlı bir şekilde mi vurulmuştur? Eğer fail, maktulü etkisiz hale getirdikten sonra, ölmesini beklerken ona acı vermek için sistematik olarak öldürücü olmayan darbeler vurmuşsa, eziyet kastı vardır. Ancak, bir boğuşma anında veya panikle art arda ve rastgele vurulan darbelerde bu özel kast bulunmayabilir. 2) Failin Psikolojik Durumu: Fail, eylemi haksız tahrikin yarattığı yoğun bir hiddet altında mı işlemiştir? Yoğun öfke anında kontrolsüzce vurulan çok sayıda darbe, eziyet kastından ziyade, tahrikin şiddetini gösterebilir. 3) Olayın Bütünlüğü: Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/748 sayılı kararında da belirtildiği gibi, suçun vahşice işlenmesi tek başına eziyet çektirerek işlendiği anlamına gelmez. Failin eylem öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirilerek, öldürme kastının yanında acı çektirme kastının da olup olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. Öldürücü olmayan çok sayıda yaranın varlığı, bu özel kastın varlığı yönünde güçlü bir delil olmakla birlikte, diğer unsurlarla desteklenmelidir.