AİHM, Akgün/Türkiye davasında Hükümetin 'başvuranın tutukluluğuna itiraz etmediği' yönündeki argümanını neden dikkate almamıştır?
AİHM, Hükümetin bu argümanını dikkate almamıştır çünkü AİHM'in incelemesi, başvuranın itiraz edip etmemesinden bağımsız olarak, tutuklama kararının Sözleşme'nin 5. maddesinde belirtilen nesnel hukuki standartları karşılayıp karşılamadığı üzerinedir. AİHM'in odaklandığı noktalar şunlardır: 1) Objektif Hukukilik Denetimi: Sözleşme m. 5/1(c)'nin gerektirdiği 'makul şüphe'nin varlığı, başvuranın davranışlarından veya itirazlarından bağımsız, objektif bir koşuldur. Bir tutuklama, makul şüphe olmadan yapılmışsa, başvuran buna itiraz etmese bile hukuka aykırıdır. AİHM, ulusal makamların eylemlerinin Sözleşme'ye uygunluğunu resen denetler. 2) Silahların Eşitliği ve Etkili İtiraz Hakkı (m. 5/4): AİHM, tam tersine, başvuranın tutukluluğunun dayandığı tek delil olan ByLock tespitine ilişkin detaylara erişemediği için 'etkili bir itiraz' yapma imkanının olmadığını tespit etmiştir (para. 204). Bir kişinin, neyle suçlandığını tam olarak bilmeden veya aleyhindeki delilin içeriğini görmeden yapacağı bir itiraz, şekli bir itirazdan öteye geçemez. Dolayısıyla, Hükümetin argümanı, AİHM'in m. 5/4 ihlali bulduğu temel gerekçeyle çelişmektedir. Kısacası, AİHM için önemli olan, bir itirazın yapılıp yapılmadığından çok, hukuki çerçevenin etkili bir itiraz yapılmasına olanak tanıyıp tanımadığı ve tutuklamanın en başından itibaren nesnel bir hukuki temele dayanıp dayanmadığıdır.