Sanık, maktulü öldürmek için plan yapmış ve olay yerine silahıyla gitmiştir. Maktulü gördüğünde ateş etmiş ancak kurşunlar maktule isabet etmemiştir. Sanık daha fazla ateş etme imkanı varken, kendi iradesiyle eyleminden vazgeçip olay yerinden kaçmıştır. Sanığın cezai sorumluluğu nedir? Gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanabilir mi?
Bu durumda sanık, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan (TCK m. 81 veya 82, 35) cezalandırılır. Gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) hükümleri uygulanamaz. Gönüllü vazgeçmenin uygulanabilmesi için, failin suçun 'icra hareketlerini' kendi iradesiyle sonlandırması veya neticenin meydana gelmesini kendi çabasıyla engellemesi gerekir. TCK m. 36, teşebbüsü iki aşamada ele alır: 1) İcra Hareketleri Tamamlanmadan Vazgeçme: Fail, suçu tamamlamak için gerekli hareketleri yapma imkanı varken, kendi iradesiyle yapmaktan vazgeçerse gönüllü vazgeçme vardır. 2) İcra Hareketleri Tamamlandıktan Sonra Vazgeçme: Fail, suçu tamamlamak için gerekli tüm hareketleri yapmış olsa bile, neticenin (ölümün) meydana gelmesini kendi çabasıyla (örneğin, yaraladığı kişiyi hastaneye götürerek) engellerse gönüllü vazgeçme vardır. Sorudaki olayda sanık, öldürmeye yönelik icra hareketine (ateş etme) başlamıştır. Bu noktadan sonra artık 'icra hareketlerinden gönüllü vazgeçme' mümkün değildir. Eylem, teşebbüs aşamasına geçmiştir. Sanığın daha fazla ateş etme imkanı varken vazgeçmesi, neticenin meydana gelmesini engellemeye yönelik aktif bir çaba değildir. Maktulün isabet almaması tamamen tesadüfi bir sonuçtur. Fail, neticenin gerçekleşmesini engellemek için herhangi bir şey yapmamıştır. Bu nedenle, eylem tamamlanmamış bir teşebbüs olarak kalır ve sanık TCK m. 35 uyarınca kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulur. Bu durum, TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenleri arasında değerlendirilebilir, ancak gönüllü vazgeçme olarak kabul edilemez.