Bir kamu görevlisi olan sanık, TCK m. 53/1-a'daki yetkisini kötüye kullanarak suç işlemiş ve 2 yıl hapis cezasına mahkum olmuştur. Mahkeme, TCK m. 53/5 uyarınca 'memuriyetten yasaklanmasına' karar vermiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2020/6776 E. sayılı kararı ışığında bu hükmü eleştiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145107

Bu hüküm, TCK m. 53/5'in kapsamını daralttığı için hukuka aykırıdır, ancak aleyhe temyiz olmadığı için Yargıtay tarafından bozulmamıştır. Eleştirisi şöyledir: TCK m. 53/5, 'bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına' karar verileceğini belirtir. Sanığın kötüye kullandığı hak, TCK m. 53/1-a'da tanımlanan 'Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten' yoksunluktur. Mahkemenin sadece 'memuriyetten yasaklanmasına' karar vermesi, (a) bendinde sayılan diğer hak ve yetkileri (örneğin, seçime tabi hizmetler, TBMM üyeliği vb.) kapsam dışı bırakarak yasaklamayı sınırlı tutması anlamına gelir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararında da bu durumun bir hukuka aykırılık olduğu, yasaklamanın 'TCK m. 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması' şeklinde daha geniş ve doğru bir ifadeyle kurulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak sanık lehine olan bu hatalı daraltma, aleyhe temyiz olmadığı için Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılmamıştır.