TCK m. 103/3-b'de yer alan 'insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' işlenme nitelikli hali, bir belediye otobüsünde işlenen cinsel istismar suçuna uygulanabilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/193 E. sayılı kararı ışığında gerekçeli olarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145087

Hayır, uygulanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/193 E. sayılı kararında bu konu net bir şekilde açıklığa kavuşturulmuştur. TCK m. 103/3-b'deki nitelikli halin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekir: 1) Suçun 'insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu' bir ortamda işlenmesi. 2) Bu ortamın sağladığı 'kolaylıktan faydalanılması'. YCGK, kanun metnindeki 'zorunluluk' kelimesine vurgu yaparak, bu nitelikli halin, kişilerin kendi iradeleriyle ve geçici olarak bir araya geldikleri yerler için uygulanamayacağını belirtmiştir. Hükümet Tasarısı gerekçesinde örnek olarak verilen yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu gibi yerler, bu 'yaşama zorunluluğu' unsurunu taşımaktadır. Belediye otobüsü, stadyum, konser alanı veya miting alanı gibi yerlerde insanlar kendi inisiyatifleri doğrultusunda bir araya gelirler ve burada bir 'yaşama zorunluluğu' yoktur. Bu nedenle, bir belediye otobüsünde, ortamın kalabalığından faydalanılarak bir cinsel istismar suçu işlense dahi, 'toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğu' koşulu gerçekleşmediği için TCK m. 103/3-b'deki nitelikli hal uygulanamaz. Bu durum, TCK m. 2'deki kanunilik ilkesi ve kıyas yasağının bir gereğidir.