Anayasa Mahkemesi'nin E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararında, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesinin (Ç) fıkrasının ikinci paragrafındaki '...bu işlemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan sınırlama uygulanmaz.' hükmü (bankacılık sırrı istisnası) neden iptal edilmiştir?
Bu hüküm, fıkranın tamamıyla birlikte (VII. HÜKÜM, A.16.ç.ii.(2); ayrıca bkz. M.4.b.ii.(2).815-819) Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Md. 73/1, bankaların müşterilerine ait sırları saklama yükümlülüğünü düzenler. Bu sınırlamanın uygulanmayacağının belirtilmesi, Bank Asya ve ilgili kurumlardaki (TMSF, BDDK, MASAK) müşteri sırrı niteliğindeki her türlü bilginin, kamu görevlileri ile eş ve çocukları hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında talep edilebilmesine imkan tanımaktaydı. Mahkeme, fıkranın birinci paragrafının iptal gerekçelerine benzer şekilde, özellikle soruşturmayla ilgisi olmayan eş ve çocuklara ait mali sırların bu şekilde ifşa edilmesinin özel hayata ve kişisel verilerin korunması hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğunu, bu bilgilerin kapsamı, kullanımı ve korunmasına ilişkin yeterli güvencelerin bulunmadığını değerlendirmiştir. Bankacılık sırrının kaldırılmasının ciddi sonuçları olabileceği ve bunun için daha sıkı güvenceler ve daha dar bir kapsamın gerekli olduğu zımnen ifade edilmiştir.