TCK Md. 220/7'de 'örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi' ifadesindeki 'bilerek ve isteyerek' unsuru, kastın hangi türünü ifade eder ve Yargıtay içtihatlarında bu unsurun ispatı nasıl aranır?
TCK Md. 220/7'deki 'bilerek ve isteyerek yardım etme' ifadesi, 'doğrudan kastı' ifade eder. Yargıtay içtihatlarında (örneğin YCGK E.2016/433, K.2022/17), failin yardım ettiği yapının kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğunu 'bilmesi' ve bu örgüte 'isteyerek' (yani iradi olarak) yardım etmesi aranır. Failin, yardımının örgütün amaçlarına hizmet edeceğinin bilincinde olması ve bunu istemesi gerekir. Olası kastla bu suçun işlenmesi mümkün değildir. İspatı ise, failin beyanları, örgüt üyeleriyle olan ilişkisi, yardımın niteliği, zamanlaması, yardım edilen kişilerin örgütle bağlantısını bilip bilmediği gibi somut olayın özelliklerine göre toplanan delillerle (iletişim kayıtları, tanık beyanları, fiziki takip vb.) yapılır. Şüphe durumunda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekir.