Anayasa Mahkemesi'nin E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararında, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35. maddenin (Ç) fıkrasının birinci paragrafında yer alan '...telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dâhil olmak üzere her türlü bilgi ve belge...' ifadesi, hangi anayasal haklar açısından sorunlu bulunmuştur?
Bu ifade, Anayasa Mahkemesi tarafından özellikle Anayasa'nın 20. (Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması) ve 22. (Haberleşme Hürriyeti) maddeleri açısından sorunlu bulunmuştur. Fıkranın bütünü iptal edilirken (VII. HÜKÜM, A.16.ç.i.(2); ayrıca bkz. M.4.a.ii.(2).784-809), 'telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti' gibi haberleşme hürriyetine ve özel hayata derinlemesine müdahale oluşturan bir yetkinin, hakim kararı olmaksızın veya CMK'daki güvenceler (örneğin suçun katalog suçlardan olması, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması gibi) aranmaksızın, idari bir soruşturma kapsamında geniş bir şekilde tanınması Anayasa'ya aykırı görülmüştür. Ayrıca, bu yolla elde edilecek bilgi ve belgelerin kapsamının belirsizliği, kullanım ve imha usullerinin düzenlenmemiş olması da kişisel verilerin korunması hakkı açısından sorunlu bulunmuştur.