Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E.2016/2815, K.2017/6679 sayılı kararında, sanıkların borsa manipülasyonu eylemlerinin TCK Md. 220 kapsamında bir örgüt faaliyeti olarak değil de iştirak halinde işlendiği kabul edilmesine rağmen, daha önce aynı sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma suçlarından verilen beraat kararının bu davayı nasıl etkilediği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145033

Kararda, sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve kurulan örgüte üye olma suçlarından İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/508 esas sayılı dosyasında yargılanarak beraatlerine hükmedildiği ve bu hükmün kesinleştiği belirtilmiştir. Ancak, bu durumun temyize konu borsa manipülasyonu davasındaki 'iştirak ve birlikte hareket etme iradesi'nin varlığını ortadan kaldırmadığı vurgulanmıştır. Çünkü TCK Md. 220'de düzenlenen örgüt suçunun unsurları ile manipülasyon suçunun işlenmesi için aranan iştirak iradesi farklıdır. Örgüt suçundan beraat etmek, sanıkların belirli bir suçu (manipülasyon) işlemek için iştirak halinde hareket edemeyecekleri anlamına gelmez. Mahkeme, örgüt derecesine ulaşmayan bir birlikteliğin, somut olaydaki manipülasyon suçunun oluşması için yeterli olan iştirak iradesini dışlamadığını kabul etmiştir.