TCK Md. 220/3'e göre örgütün silahlı olması cezada artırım nedeni iken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E.2017/9-15, K.2017/178 (Şemdinli Davası) sayılı kararındaki yerel mahkeme direnme gerekçesinde, sanıkların görev silahlarının örgütün silahlı sayılmasına etki etmeyeceği belirtilmiştir. Bu durum, örgütün silahlı sayılabilmesi için ne tür silahların varlığının arandığını gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145031

Yerel mahkeme direnme gerekçesinde, sanıkların (astsubay) üzerlerine zimmetli görev silahları veya meşru kaynaktan elde ettikleri kişisel silahların, örgütün amacı doğrultusunda kullanılmış olsalar bile, bu silahların başlangıçtaki edinilme biçimi örgütün işleyeceği suçlara dair olmadığından, örgütün TCK Md. 220/3 anlamında silahlı sayılması sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir. Ancak, aynı gerekçede, örgütün diğer bir üyesinin (itirafçı) kullanması için aracın bagajına konulan başka bir askeri personele ait zimmetli kalaşnikof silah ile yasal olmayan kaynaktan temin edilen ve olay sırasında kullanılan iki adet el bombasının varlığı nedeniyle örgütün silahlı kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu, örgütün silahlı sayılabilmesi için, örgütün tasarrufunda bulunan ve örgütün suç işleme amaçlarına hizmet etmek üzere tedarik edilmiş veya bu amaçla kullanıma hazır yasa dışı veya örgüt adına edinilmiş silahların varlığının arandığını gösterir. Meşru görev silahları veya kişisel ruhsatlı silahlar, sırf örgüt üyesi tarafından taşınıyor diye örgütü kendiliğinden silahlı yapmaz; önemli olan silahın örgütsel amaçla ve örgütün kontrolünde bulunmasıdır.