TCK Md. 220'ye göre, bir suç örgütünün varlığı için üyeler arasında 'gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ' yeterli görülmektedir. Bu 'gevşek hiyerarşi' kavramı uygulamada nasıl yorumlanabilir? Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145007

TCK Md. 220'nin gerekçesinde ve Yargıtay kararlarında (örn: YCGK E.2019/601, K.2019/723; Yargıtay 6. CD, E.2013/30243, K.2017/2837) 'gevşek hiyerarşi' kavramı, örgüt üyeleri arasında katı, askeri bir disipline benzer bir altlık-üstlük ilişkisi olmasa da, örgütün genel işleyişini sağlayan, kararların alınmasını ve uygulanmasını mümkün kılan, üyeler arasında bir koordinasyon ve işbölümü olduğunu ifade eder. Bu, bazı üyelerin diğerlerine göre daha fazla söz sahibi olması, talimat verebilmesi veya örgütün genel stratejisini belirleyebilmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Örneğin, Yargıtay 16. CD, E.2015/1334, K.2017/4120 sayılı kararında, sanıkların eylemli işbirliği içinde oldukları, yönetici konumunda olup eylemlere katılacak kişileri belirledikleri, kazançtan pay aldıkları ve aralarında gevşek bile olsa bir hiyerarşik yapı bulunduğu kabul edilmiştir. Önemli olan, bu hiyerarşinin örgütün suç işleme amacına hizmet edecek şekilde bir organizasyon ve emir-komuta benzeri bir işleyiş sağlamasıdır.