Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E.2016/2815, K.2017/6679 sayılı kararında, sanıkların borsa manipülasyonu eylemlerinde TCK Md. 220 kapsamında bir örgüt yerine 'iştirak ve birlikte hareket etme iradesinin' varlığı kabul edilirken, bu iki kavram arasındaki ayrım nasıl vurgulanmıştır?
Kararda, TCK Md. 220'de düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma suçunun oluşması için aranan unsurlar ile uyuşmazlık konusu davada isnat olunan fiil için aranan iştirak ve birlikte hareket etme iradesinin farklılık arzettiği belirtilmiştir. Örgüt derecesine ulaşan bir birlikteliğin varlığının somut uyuşmazlıktaki suçun (borsa manipülasyonu) oluşması için gerekli olmadığı ifade edilmiştir. Sanıklar arasında tanışma, irtibat, yakınlık bulunduğu ve bir kısım eylemlerinde birlikte hareket ettiklerinin dosya kapsamındaki delillerle anlaşıldığı, bu durumun aynı fiili gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket ettiklerini ve iştirak iradelerinin bulunduğunu gösterdiği kabul edilmiştir. Bu, örgütün gerektirdiği hiyerarşi ve devamlılık gibi unsurlar olmaksızın, belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmenin iştirak olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.