Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E.2017/9-15, K.2017/178 (Şemdinli Davası) sayılı kararında, TCK Md. 316 (Suç İçin Anlaşma) ile TCK Md. 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) suçları arasındaki temel fark nasıl ortaya konmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #144914

Kararda, TCK Md. 316'da düzenlenen suç için anlaşma suçunun, TCK'nın Dördüncü Kısmının Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan (devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı) suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişinin maddi olgularla belirlenen bir biçimde fikri anlaşmalarıyla oluştuğu belirtilmiştir. Bu suçta bir örgütlenme ve dolayısıyla hiyerarşik, organize bir yapı söz konusu değildir. TCK Md. 220'de ise suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hiyerarşik bir ilişki, devamlılık ve suç işleme programı gibi unsurları içerir. Şemdinli Davası'nda sanıkların TCK Md. 316 kapsamındaki suçları işlemek üzere anlaştıklarına dair delil bulunmadığı gibi, TCK Md. 220 anlamında bir örgütün varlığına dair de somut kanıt olmadığı, bu nedenle suç örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılarak yerel mahkemenin direnme hükmü bozulmuştur.