Vekil ile işlem yapan üçüncü kişinin 'kötü niyetli' olduğunun kabulü için sadece vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmesi yeterli midir, yoksa başka bir durum da bu kapsama girer mi?
Sadece bilmesi yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E. 2023/1-249) kararında da belirtildiği gibi, üçüncü kişinin kötü niyetli sayılması için iki durum öngörülmüştür: 1) Vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını 'bilmesi' veya 2) Kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde 'bilmesi gerekmesi'. Yani, üçüncü kişinin durumu bilmemesi, ağır bir ihmalden veya basiretsizlikten kaynaklanıyorsa, yine de kötü niyetli kabul edilir ve TMK m. 2'deki dürüstlük kuralının korumasından yararlanamaz. Örneğin, bir taşınmazı rayiç bedelinin çok çok altında satın alan bir kişinin, bu durumda bir sorun olduğunu bilmesi gerektiği kabul edilebilir.