Bir sanık hakkında hem TCK m. 106 (tehdit) hem de TCK m. 170 (genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması) suçlarından dava açılmıştır. Sanığın eylemi, kalabalık bir caddede havaya ateş etmektir. Bu durumda hangi suçtan ceza verilmelidir?
Bu durumda, suçların içtimaı kuralları ve eylemin niteliği dikkate alınmalıdır. Yargıtay uygulamasına göre, eylem belirli bir kişiyi veya grubu hedef alıyorsa (örneğin, husumetli olduğu kişilerin dükkanının önünde havaya ateş ediyorsa), eylem 'silahla tehdit' (TCK m. 106) suçunu oluşturur. Eğer eylemin belirli bir hedefi yoksa ve sadece genel bir korku, panik yaratma amacı taşıyorsa, 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' (TCK m. 170) suçu oluşur. TCK m. 170, genel ve soyut bir tehlikeyi cezalandırırken, TCK m. 106 belirli bir kişiye yönelen somut bir tehdidi cezalandırır. Somut olayda, eğer ateş etme eylemi belirli bir kişiye yönelmemişse, daha genel olan ve kamu güvenliğini koruyan TCK m. 170'ten ceza verilmesi daha isabetli olur. Eğer hem genel tehlike yaratılmış hem de belirli bir kişi tehdit edilmişse, fikri içtima (TCK m. 44) kuralları gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir.