Vekil, vekâlet verenin taşınmazını, vekâlet verenin bilgisi ve onayıyla, ancak tapuda satış bedelini daha düşük göstererek satmıştır. Bu durumda, vekâlet veren, sonradan bu durumu gerekçe göstererek tapu iptali davası açabilir mi?
Bu durumda, klasik anlamda bir vekâlet görevinin kötüye kullanılması söz konusu değildir. Çünkü vekil, vekâlet verenin bilgisi ve onayı doğrultusunda hareket etmiştir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından bahsedebilmek için, vekilin vekâlet verenin iradesine ve yararına aykırı, onu aldatarak veya zararlandırma kastıyla hareket etmesi gerekir. Burada ise, tapuda bedelin düşük gösterilmesi (muvazaa), genellikle vergi kaçırmak amacıyla her iki tarafın (vekâlet veren ve alıcı) ortak iradesiyle yapılan bir işlemdir. Vekâlet veren, kendi katıldığı veya onay verdiği muvazaalı bir işleme dayanarak, sonradan TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı olarak tapu iptali davası açamaz. Bu durum, 'kimsenin kendi hilesine dayanamayacağı' (nemo auditur propriam turpitudinem allegans) ilkesinin bir yansımasıdır.