Bir taşınmaz satışında, alıcının, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını 'bilmesi gereken' durumda olması ne anlama gelir? Bu durumun tespiti için mahkeme hangi objektif kriterlere bakar?
Alıcının, vekilin görevini kötüye kullandığını 'bilmesi gereken' durumda olması, onun TMK m. 3 anlamında iyi niyetli sayılamayacağı anlamına gelir. Bu, alıcının durumu fiilen bilmese bile, 'kendisinden beklenen özeni gösterseydi bilebilecek' durumda olmasıdır. Mahkeme bu durumu tespit ederken şu objektif kriterlere bakar: 1) Satış Bedeli: Taşınmazın, piyasa rayiç değerinin çok altında, makul bir gerekçe olmaksızın satılması en önemli kriterdir. Ortalama bir alıcının, bu düşük fiyatın şüpheli bir durum olduğunu anlaması beklenir. 2) Vekil ile Alıcı Arasındaki İlişki: Alıcının, vekilin eşi, çocuğu, iş ortağı gibi yakın bir ilişki içinde olması, durumu bilmesi gerektiğine dair güçlü bir karinedir. 3) Taşınmazın Durumu: Taşınmaz üzerinde bir ihtilaf olduğuna veya vekâlet verenin satışa rızası olmadığına dair emarelerin (örneğin, içinde kiracı olması ve kiracının durumu anlatması) bulunması. 4) Alıcının Basireti: Eğer alıcı bir tacir veya emlakçı ise, ondan beklenen özen ve araştırma yükümlülüğü daha yüksek olur.