Bir sanığın, TCK m. 228/1 uyarınca kumar oynatmaktan mahkumiyetine karar verilirken, 'kısa kararda 'takdiren teşdiden' denildiği halde, kanunun belirtilen maddesindeki alt sınırdan hüküm kurulması' Yargıtay tarafından neden bir çelişki olarak görülmektedir?
Bu durum, mahkemenin kendi gerekçesi ile verdiği hüküm arasında bir çelişki oluşturduğu için Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır. 'Takdiren teşdiden' ifadesi, mahkemenin, cezanın bireyselleştirilmesi (TCK m. 61) kapsamında, suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu gibi nedenlerle cezayı alt sınırdan değil, alt sınırdan uzaklaşarak, yani 'ağırlaştırarak' takdir ettiğini gösterir. Mahkeme, kısa kararında bu yönde bir irade beyan ettikten sonra, gerekçeli kararında veya hüküm fıkrasında kanunda öngörülen cezanın en alt sınırından (örneğin, 1 yıl hapis) ceza verirse, kendi takdiriyle çelişmiş olur. Bu durum, kararın gerekçesiz bırakılması veya gerekçenin hükümle uyumsuz olması anlamına gelir ve hukuki denetimi zorlaştırdığı için bir bozma nedenidir. (YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2016/12423 K. 2018/597)