Vekil, vekâlet verenden aldığı genel satış yetkisine dayanarak taşınmazı satmış ve bedelini almıştır. Ancak vekâlet veren, vekilin bu bedeli kendisine hiç vermediğini ve bu nedenle 'güveni kötüye kullandığını' iddia etmektedir. Bu iddia bir tapu iptali davasının konusu olabilir mi, yoksa farklı bir hukuki süreç mi gerektirir?
Bu iddia, bir tapu iptali davasının konusu olamaz. Sorun, tapudaki tescilin yolsuzluğu ile ilgili değil, vekilin satıştan elde ettiği parayı vekâlet verene teslim etmemesiyle ilgilidir. Satış işlemi, alıcı iyi niyetli ise geçerlidir. Vekilin bu davranışı, vekâlet sözleşmesinden doğan 'hesap verme ve alınanları iade etme' borcuna (TBK m. 508) aykırılıktır. Bu durum, iki farklı hukuki süreci gerektirir: 1) Hukuki Süreç: Vekâlet veren, vekile karşı, ödenmeyen satış bedelinin iadesi için bir 'alacak davası' açmalıdır. 2) Cezai Süreç: Vekilin bu eylemi, şartları varsa TCK m. 155'te düzenlenen 'Güveni Kötüye Kullanma' suçunu oluşturabilir. Vekâlet veren, bu nedenle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunabilir. Ancak bu süreçlerin hiçbiri, iyi niyetli alıcıya karşı tapu iptali sonucunu doğurmaz.