6100 sayılı HMK'nın 397/4. maddesi, 'İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır.' hükmünü amirdir. Bu hükmün usul hukuku açısından pratik anlamı ve sonucu nedir?
Bu hükmün pratik anlam ve sonucu şudur: 1) Birlikte Değerlendirme: Asıl davaya bakan mahkeme, ihtiyati tedbir dosyasındaki tüm delil ve belgeleri (tedbir talebi dilekçesi, karşı tarafın beyanları, tedbire ilişkin deliller vb.) de asıl davanın bir parçası olarak görmek ve kararını verirken bu dosyayı da dikkate almak zorundadır. 2) Harç ve Giderler: İhtiyati tedbir için yapılan yargılama giderleri ve harçlar, asıl davanın yargılama giderleri hesabına dahil edilir ve davanın sonunda haksız çıkan tarafa yükletilir. 3) Tek Dosya Üzerinden İşlem: Özellikle dava açıldıktan sonra, tedbirle ilgili tüm işlemler (itiraz, teminatın iadesi vb.) asıl dava dosyası üzerinden yürütülür. Bu, usul ekonomisi ilkesine hizmet eder ve yargılamanın bütünlüğünü sağlar. Tedbirin, asıl davanın bir aracı ve parçası olduğu vurgulanmış olur.