Bir sanık hakkında hem taksirle yaralama suçundan hem de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrı ayrı dava açılmış ve mahkeme her iki suçtan da mahkumiyet kararı vermiştir. Yargıtay'ın 'içtima' kuralları çerçevesindeki yaklaşımına göre bu karar doğru mudur?
Hayır, bu karar doğru değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, alkollü veya tehlikeli araç kullanma (tehlike suçu) eylemi sonucunda bir yaralanma (zarar suçu) meydana gelmişse, bu iki suç arasında 'fikri içtima' ilişkisi vardır. TCK m. 44'e göre, 'İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.' Ancak Yargıtay, bu durumda cezaların ağırlığını karşılaştırmak yerine, 'zarar suçunun tehlike suçunu kapsayacağı' (tüketen-tüketilen norm ilişkisi) ilkesini benimsemektedir. Buna göre, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması mümkün ise, sadece bu suçtan (daha ağır olan zarar suçundan) ceza verilmeli, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' veya 'beraatine' karar verilmelidir. Her iki suçtan birden ceza verilmesi, 'non bis in idem' (aynı fiilden iki kez ceza verilemez) ilkesine aykırılık oluşturur ve bozma nedenidir. (Yargıtay 12. CD, E. 2019/11888 K. 2021/5464)