Bir iflasın ertelenmesi davasında verilen 'takiplerin durdurulması' yönündeki ihtiyati tedbir kararı, borçlu şirketin kanuni temsilcisinin veya üst düzey yöneticisinin, şirketin prim borçlarından dolayı 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi uyarınca şahsi sorumluluğunu etkiler mi?
Evet, etkiler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/2048 K. 2016/7939 sayılı kararına göre, bu durum 'haklı sebep' teşkil eder. 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi, yöneticilerin sorumluluğunun doğması için primlerin 'haklı bir sebep olmaksızın' ödenmemesini şart koşar. İflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı, borçlu şirket aleyhine takip yapılmasını kanunen engeller. Bu durumda primlerin ödenmemesi, yöneticinin kusurundan değil, doğrudan kanundan (mahkeme kararından) kaynaklanan bir imkansızlıktan ileri gelir. Bu imkansızlık, yönetici için 'haklı bir sebep' oluşturur. Dolayısıyla, ihtiyati tedbir kararının devam ettiği süreye ilişkin prim borçlarından dolayı, yöneticinin şahsen sorumlu tutulması ve aleyhine icra takibi yapılması mümkün değildir. Ancak, tedbir kararından önceki dönemlere ait borçlar için sorumluluk devam eder.