Hizmet tespit davasının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmasının istisnalarından biri 'işçinin primlerinin SGK tarafından icra yoluyla tahsil edilerek tespit edilmiş olması'dır. Bu istisnanın mantıksal gerekçesi nedir?
Bu istisnanın mantıksal gerekçesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), işçinin o işyerindeki çalışmasından ve prim borcundan 'haberdar olması' ve bu durumu resmi kayıtlarına bir şekilde yansıtmış olmasıdır. Hak düşürücü sürenin amacı, çok uzun yıllar sonra ortaya atılabilecek ispatı zor iddiaları önlemek ve Kurum'un denetim imkanı kalmayan dönemler için sorumluluk altına girmesini engellemektir. Ancak SGK, bir işverenden belirli bir işçiye ait prim borcunu icra yoluyla tahsil ettiğinde, artık o işçinin o dönemde çalıştığını ve prim borcunun varlığını kendisi tespit ve kabul etmiş olur. Kurum'un bizzat tespit ettiği bir çalışma ilişkisi için, işçinin sonradan açacağı davada hak düşürücü süreyi ileri sürmesi, hem çelişkili davranış yasağına (venire contra factum proprium) hem de hakkaniyete aykırı olur. Bu nedenle Yargıtay, bu durumda sürenin işlemeyeceğini kabul etmektedir.