Bir trafik kazasında, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmezken, kazanın 'münhasıran alkolün etkisiyle' meydana geldiğinin tespiti için oluşturulacak bilirkişi heyetinde neden bir 'nöroloji uzmanı' bulunması Yargıtay tarafından özellikle istenmektedir?
Yargıtay'ın bu yöndeki talebinin temel nedeni, alkolün her birey üzerindeki etkisinin farklılık göstermesi ve bu etkinin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerekliliğidir. Bir nöroloji uzmanının heyette bulunması şu açılardan önemlidir: 1) Bireysel Etki Değerlendirmesi: Alkolün, kişinin sinir sistemi, reaksiyon süresi, algı, koordinasyon ve muhakeme yeteneği üzerindeki etkileri tıbbi bir konudur. Nörolog, belirli bir promil alkolün, sanığın yaşı, kilosu, sağlık durumu gibi kişisel özellikleri de dikkate alındığında, güvenli sürüş yeteneğini ne derecede etkileyebileceği konusunda bilimsel bir görüş sunar. 2) Nedensellik Bağı Kurulması: Kazanın oluş şekli (örneğin düz yolda direksiyon hakimiyetini kaybetme) ile alkolün yarattığı nörolojik etkiler (dikkat dağınıklığı, yavaşlamış refleksler vb.) arasında nedensellik bağının kurulmasına yardımcı olur. Nörolog, kazanın alkolün tipik etkilerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tıbbi açıdan değerlendirebilir. Bu, kazanın 'münhasıran' alkolden kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorusunun en kritik parçasıdır. (YHGK E. 2017/17-1082, K. 2019/431)