Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, vekil ile işlemi yapan üçüncü kişinin 'el ve işbirliği' içinde olduğunun veya üçüncü kişinin 'kötü niyetli' olduğunun ispatı açısından TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) nasıl bir rol oynar?
TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı, bu tür davalarda merkezi bir rol oynar. Üçüncü kişi, vekil ile çıkar ve işbirliği içinde ise veya vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya hayatın olağan akışına ve kendisinden beklenen özene göre bilmesi gerekiyorsa, TMK m. 3 anlamında iyi niyetli kabul edilemez. Kötü niyetli üçüncü kişinin bu kazanımı hukuk tarafından korunmaz. TMK m. 2, buyurucu nitelikte olduğundan, hakim tarafından re'sen dikkate alınır. Örneğin, bir taşınmazın rayiç bedelinin çok çok altında bir fiyata satıldığını gören bir alıcının, bu durumu sorgulamaması ve işlemi yapması, onun TMK m. 2'ye aykırı davrandığını ve kötü niyetli olduğunu gösteren güçlü bir karinedir. Bu durumda vekâlet veren, TMK m. 2'ye dayanarak sözleşmenin kendisini bağlamadığını ileri sürebilir ve tapu iptalini talep edebilir. (YHGK E. 2011/14-609, K. 2011/744)