Taksirle yaralamalı bir kazaya karışan ve kanında 1.37 promil alkol tespit edilen bir sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan ceza verilirken TCK m. 22/3'teki 'bilinçli taksir' hükümlerinin uygulanması gerekir mi? Yargıtay'ın yaklaşımı nedir?
Evet, gerekir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına ve Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel görüşlerine göre, kandaki alkol miktarının 1.00 promili (100 promil değil, metinde yazım hatası var, doğrusu 1.00 promil veya 100 mg/dl'dir) aşması, kişinin güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırdığına dair güçlü bir karine oluşturur. Bu durumda failin, neticeyi (kaza yapabileceğini) öngörmesine rağmen, 'bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket ettiği ve bu riski göze aldığı kabul edilir. Bu durum, TCK m. 22/3'te tanımlanan 'bilinçli taksir' halidir. Dolayısıyla, 1.37 promil alkollü bir sürücünün neden olduğu yaralamalı kazada, taksirle yaralama suçundan verilecek temel cezanın, bilinçli taksir nedeniyle artırılması gerekir. (Yargıtay 12. CD, E. 2019/11888 K. 2021/5464)