Bir vekilin, vekâlet verenin taşınmazını kendi eşine satması durumunda, vekil ile alıcı (eşi) arasındaki ilişkinin, 'el ve işbirliği' veya 'kötü niyet' karinesinin oluşmasındaki rolü nedir?
Vekilin, satış işlemini kendi eşi gibi çok yakın bir akrabasına yapması, vekil ile alıcının el ve işbirliği içinde hareket ettiklerine veya en azından alıcının (eşin) vekâletin kötüye kullanıldığını bilen ya da bilmesi gereken kişi (kötü niyetli) olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Normal bir üçüncü kişiye yapılan satışta alıcının iyi niyetini ispatlamak daha kolayken, alıcının vekilin eşi olması durumunda TMK m. 3 anlamında iyi niyetli olduğunu iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir. Bu durumda, vekâlet veren tarafın, alıcının kötü niyetli olduğunu ispat yükü önemli ölçüde hafifler. Mahkeme, bu yakın ilişkiyi, vekilin sadakat borcuna aykırı hareket ettiğine ve alıcının da bu duruma ortak olduğuna dair önemli bir emare olarak değerlendirir.