213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.359'da düzenlenen vergi kaçakçılığı suçu ile TCK'da düzenlenen belgede sahtecilik suçu (TCK m.204, m.207) arasındaki ilişki, TCK m.212 ('İçtima') hükmü çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir? Yazar, bu iki suçtan dolayı ayrı ayrı ceza verilmesinin neden mümkün olmadığını savunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142909

Yazar, TCK m.212'nin ('Sahte belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.') vergi kaçakçılığı suçlarında uygulanamayacağını savunmaktadır. Bunun birkaç temel nedeni vardır: 1) Özel Kanun Önceliği: Vergi Usul Kanunu (VUK) özel bir kanundur ve m.359'da sahtecilik fiilini vergi kaçakçılığı suçunun bir unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olarak özel olarak düzenlemiştir. Bu özel düzenleme, genel nitelikteki TCK m.212'nin uygulanmasını engeller. 2) 'Non bis in idem' (Aynı fiilden iki kez yargılanmama) İlkesi: Kanun koyucu sahtecilik fiilini zaten VUK m.359'un cezası içinde değerlendirmişken, aynı fiil için bir de TCK'dan ceza vermek bu ilkeyi ihlal eder. 3) TCK m.212'nin Amacı: Yazar, TCK m.212'nin, işlenen suçun tanımında sahteciliğin ayrıca bir unsur olarak belirtilmediği (dolandırıcılık, zimmet gibi) durumlarda uygulanabileceğini, oysa VUK m.359'un açıkça sahtecilikten bahsettiğini belirtir. Bu nedenlerle, fail hakkında sadece VUK m.359'dan ceza verilmeli, ayrıca TCK'daki sahtecilik suçundan ceza verilmemelidir. (sen.av.tr, 'Vergi Kaçakçılığında Belge Sahteciliği ve Çifte Cezalandırma')