Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin seçilme şartlarından olan 'iflas etmemiş olmak' koşulu, kişinin ticari itibarını ve dürüstlüğünü koruma amacı güder. Bir yönetim kurulu üyesinin, hakkında iflas kararı verildikten sonra bu kararı temyiz etmesi, üyeliğinin 'kendiliğinden' sona ermesini engeller mi? Sona erme anı olarak hangi tarih esas alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142246

Hayır, iflas kararının temyiz edilmesi, TTK m. 363/2 uyarınca üyeliğin 'kendiliğinden' sona ermesini engellemez. Üyeliğin sona ermesi için, iflas kararının 'kesinleşmesi' gerekir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen iflas kararı, tek başına bu sonucu doğurmaz. Kararın, kanun yolları tüketilerek veya kanun yollarına başvurulmayarak kesinleştiği anda, üyelik sıfatı başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Sona erme anı, iflas kararının kesinleştiği tarihtir. Temyiz süreci devam ederken, karar henüz kesinleşmediği için üyelik sıfatı da devam eder. Eğer Yargıtay iflas kararını onarsa, onama kararının verildiği veya tebliğ edilip kesinleştiği tarih itibarıyla üyelik düşer. Eğer Yargıtay kararı bozarsa, iflas kararı ortadan kalkacağı için üyelik sıfatı etkilenmez. Bu kural, hukuki kesinlik ve istikrar ilkelerinin bir gereğidir; henüz kesinleşmemiş bir karara dayanarak bir kişinin haklarının (yönetim kurulu üyeliği gibi) elinden alınması, adil yargılanma hakkına aykırı olurdu.