5651 sayılı Kanun m. 9 kapsamında sulh ceza hakimliğine yapılan bir erişim engelleme başvurusunda, hakimin başvuruyu 'en geç yirmi dört saat içinde, duruşma yapmaksızın' karara bağlaması gerekmektedir. Bu süratli ve evrak üzerinden yapılan inceleme usulünün, adil yargılanma hakkının unsurlarından olan 'silahların eşitliği' ve 'karşı tarafı dinleme' ilkeleri açısından yarattığı potansiyel sorunları tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142232

Bu süratli usul, kişilik haklarına yönelik devam eden bir ihlali acilen durdurma amacına hizmet ederken, adil yargılanma hakkının bazı unsurları açısından potansiyel sorunlar yaratmaktadır: 1) **Karşı Tarafı Dinleme İlkesi (Audiatur et altera pars):** 24 saat içinde ve duruşmasız karar verilmesi, hakkında erişim engelleme talep edilen içerik veya yer sağlayıcının, karar verilmeden önce kendi savunmasını yapma, delillerini sunma ve iddialara cevap verme imkanını ortadan kaldırır. Karar, tek taraflı bir talep üzerine verilir. Bu durum, ilkenin özüne aykırıdır. 2) **Silahların Eşitliği:** Talepte bulunan taraf, iddialarını ve delillerini mahkemeye sunarken, karşı taraf bu süreçten tamamen habersizdir. Karşı taraf, ancak karar verildikten ve kendisine tebliğ edildikten sonra itiraz hakkını kullanabilir. Bu durum, yargılamanın başlangıcında taraflar arasında bariz bir usuli dengesizlik yaratır. Bu potansiyel sorunlar, kanun koyucu tarafından 'hızlı koruma sağlama' amacı lehine bir tercih olarak görülmüştür. Sistemin adil yargılanma hakkına uygunluğu, karşı tarafa tanınan 'etkin bir itiraz yolu' ile dengelenmeye çalışılmaktadır. Karşı taraf, karara itiraz ederek kendi delillerini ve argümanlarını bir üst merciye sunma imkanına sahiptir. Ancak bu itirazın kararın infazını durdurmaması, ilk aşamadaki dengesizliğin etkilerini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.