Haksız rekabet suçunda (TTK m. 62) ve karşılıksız çek düzenleme suçunda (ÇekK m. 5) öngörülen yaptırımların niteliğini (hapis cezası, adli para cezası) ve bu iki suç tipi arasında failin tüzel kişi olması durumunda ortaya çıkan temel yaptırım farkını açıklayınız.
İki suç tipinde de yaptırımlar benzer şekilde düzenlenmiş olsa da, tüzel kişi sorumluluğu açısından önemli bir fark vardır. 1) **Haksız Rekabet Suçu (TTK m. 62):** Bu suçu işleyen gerçek kişiler hakkında 'iki yıla kadar hapis VEYA adli para cezası' öngörülmüştür. Buradaki 'veya' bağlacı, hakime seçimlik bir yetki tanır; hakim ya hapis cezasına ya da adli para cezasına hükmedecektir. Eğer fail bir tüzel kişi ise, TCK m. 60 uyarınca o tüzel kişi hakkında 'güvenlik tedbirine' (iznin iptali veya müsadere gibi) hükmolunur. 2) **Karşılıksız Çek Suçu (ÇekK m. 5):** Bu suçu işleyen gerçek kişi hakkında 'binbeşyüz güne kadar adli para cezasına' hükmolunur. Burada hapis cezası bir seçenek olarak sunulmamıştır; doğrudan adli para cezası yaptırımı vardır. Ancak, bu adli para cezasının ödenmemesi halinde, kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeksizin 'doğrudan hapis cezasına' çevrilir (ÇekK m. 5/11). Failin tüzel kişi olması halinde ise, ceza sorumluluğu şahsidir ilkesi gereği, tüzel kişiye ceza verilemez. Bunun yerine sorumluluk, tüzel kişinin 'mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi' veya böyle bir belirleme yoksa 'yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler' üzerine yönelir (ÇekK m. 5/2). Yani, haksız rekabette tüzel kişiye güvenlik tedbiri uygulanırken, karşılıksız çek suçunda sorumluluk tüzel kişinin yetkili organındaki gerçek kişilere aittir.