Boşanmada kusur tespiti yapılırken, bir eşin 'sürekli yalan söylemesi' ile diğer eşin buna tepki olarak 'fiziksel şiddet uygulaması' durumunda, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kusur dereceleri nasıl değerlendirilir? Bu değerlendirmenin altında yatan temel ilke nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142196

Yargıtay, boşanma davalarında kusur değerlendirmesi yaparken, evlilik birliğini temelinden sarsan davranışların ağırlığını birbiriyle kıyaslar. Sağlanan metindeki Yargıtay kararı örneğinde olduğu gibi, bir eşin sürekli yalan söylemesi ve hakaret etmesi kusurlu bir davranışken, diğer eşin buna tepki olarak fiziksel şiddet uygulaması çok daha ağır bir kusur olarak kabul edilir. Hatta Yargıtay birçok kararında, kendisine ne kadar ağır kusurlu davranış sergilenirse sergilensin, fiziksel şiddete başvuran eşin 'ağır kusurlu' veya en azından 'daha ağır kusurlu' olduğuna hükmetmektedir. Bu değerlendirmenin altında yatan temel ilke, hiçbir kusurlu davranışın fiziksel şiddeti meşrulaştıramayacağıdır. Fiziksel şiddet, kişinin vücut bütünlüğüne yönelik en ağır saldırılardan biridir ve evlilik birliğinin temelini diğer birçok davranıştan daha derinden sarsar. Bu nedenle, 'sürekli yalan söyleyen ve hakaret eden eşe fiziksel şiddet uygulayan eş'in kusuru, diğerine göre daha ağır kabul edilir. Bu tespit, özellikle tazminat ve nafaka taleplerinin sonucunu doğrudan etkiler.