Sağlanan 'Duruşma Tutanağı' metninde, CMK m. 221'de müdafii ve katılan vekillerinin açıklamalarının duruşma tutanağına geçirilmesine dair açık bir ibare olmadığı belirtilmektedir. Bu durum, savunma hakkı (AİHS m. 6/3-c) ve silahların eşitliği ilkesi açısından bir eksiklik olarak değerlendirilebilir mi? Uygulamada bu konudaki boşluk nasıl doldurulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142186

Evet, CMK m. 221'in lafzında müdafiin veya vekilin açıklamalarının (sanık beyanları veya tanık ifadeleri gibi) aynen zapta geçirilmesi zorunluluğunun açıkça belirtilmemiş olması, savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkeleri açısından bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Sanığın beyanlarının detaylıca kaydedilmesi zorunluyken, onun hukuki yardımcısı olan müdafiin hukuki argümanlarının veya delil değerlendirmelerinin özetlenerek veya hiç yazılmayarak geçiştirilmesi, savunmanın kanun yolu denetiminde zayıf kalmasına neden olabilir. Yargıtay denetimi dosya üzerinden yapıldığı için, müdafiin duruşmada ileri sürdüğü ancak tutanağa yansımayan önemli bir hukuki argüman, denetim makamının gözünden kaçabilir. Bu durum silahların eşitliği ilkesini de zedeler, çünkü iddia makamının (Cumhuriyet Savcısının) mütalaası dosyada yazılı olarak bulunur ve her zaman dikkate alınır. Uygulamada bu boşluk, genellikle mahkeme başkanının veya hakiminin takdiriyle ve avukatların talepleriyle doldurulmaktadır. Avukatlar, önemli gördükleri beyanlarının 'aynen zapta geçirilmesini' talep edebilirler. Ancak bu talebin kabulü yine hakimin takdirindedir. Bu keyfiliği önlemek için, duruşmaların sesli ve görüntülü kaydının alınması ve bu kayıtların asıl delil kabul edilmesi en sağlıklı çözümdür.