Duruşma tutanağının ispat gücü CMK m. 222'de nasıl düzenlenmiştir? Bir avukatın, duruşmada söylenenlerin tutanağa eksik veya yanlış geçirildiğini iddia etmesi halinde başvurabileceği hukuki yol nedir ve bu iddianın ispatı açısından ne gibi zorluklarla karşılaşılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142185

CMK m. 222'ye göre duruşma tutanağı, duruşmanın nasıl yapıldığının ve usul kurallarına uyulup uyulmadığının ispatı açısından tek ve kesin delildir. Bu hüküm, tutanağa karşı sadece 'sahtelik' (belgede sahtecilik) iddiasında bulunulabileceğini ifade eder. Bu, duruşma tutanağının 'resmi belge' niteliğinde olmasının bir sonucudur ve sahteliği sabit oluncaya kadar içeriğinin doğru olduğu kabul edilir (resmi belgenin ispat gücü). Bir avukatın tutanağın eksik veya yanlış tutulduğunu iddia etmesi durumunda karşılaşacağı zorluklar büyüktür. Başvurabileceği yollar: 1) **Anında İtiraz:** Duruşma sırasında derhal söz alarak tutanağın düzeltilmesini talep etmek ve bu talebinin de tutanağa geçirilmesini sağlamak. 2) **Dilekçe Sunmak:** Duruşma sonrasında, tutanaktaki hata veya eksiklikleri belirten bir dilekçeyi mahkemeye sunmak. Ancak bu yolların başarısı genellikle mahkeme başkanının veya hakiminin takdirine bağlıdır. İddianın ispatı ise neredeyse imkansızdır, çünkü tek resmi delil tutanağın kendisidir. Tutanak, sesli veya görüntülü kayıt gibi objektif bir yöntemle desteklenmediği sürece, avukatın iddiası 'resmi belgeye karşı tanık dinlenemez' veya 'resmi belgenin aksi ancak başka bir resmi belgeyle ispat edilebilir' gibi genel hukuk ilkelerine takılabilir. Bu durum, metinde de eleştirildiği gibi, duruşmaların sesli/görüntülü kaydedilmemesinin adil yargılanma hakkı açısından yarattığı en büyük zafiyetlerden biridir.