AİHM'nin Yüksel Yalçınkaya kararı, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca kesinleşmiş ByLock davaları açısından bir 'yargılamanın yenilenmesi' sebebi teşkil eder mi? CMK m. 311/1-f'nin uygulanma koşullarını ve bu kararın 'pilot karar' niteliği taşıyıp taşımadığını hukuki açıdan değerlendiriniz.
Evet, AİHM'nin Yüksel Yalçınkaya kararı, benzer durumdaki kesinleşmiş ByLock davaları için CMK m. 311/1-f uyarınca bir yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil eder. CMK m. 311/1-f, 'Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya Eki Protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması' durumunu bir yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak düzenler. Yüksel Yalçınkaya kararında AİHS m. 6 (adil yargılanma) ve m. 7 (kanunsuz ceza olmaz) ihlalleri tespit edilmiştir. Bu kararın 'pilot karar' niteliği taşıyıp taşımadığı hukuki bir tartışma konusudur. AİHM kararda açıkça 'pilot karar usulü' uygulamamış olsa da, kararın gerekçesinde 'Yetkililer yaklaşık 100.000 ByLock kullanıcısı tespit etmiştir' ve 'mahkeme bir dizi benzer davadaki ihlal bulgularını tekrarlamak zorunda kalmayacaktır' gibi ifadelerle, tespit edilen yapısal sorunun sadece Yalçınkaya'ya özgü olmadığına ve benzer durumdaki binlerce dosyayı etkilediğine işaret etmiştir. Anayasa'nın 90. maddesi ve AİHM içtihatlarının bağlayıcılığı ilkesi gereği, Türk mahkemelerinin ve Anayasa Mahkemesi'nin, Yalçınkaya kararında ortaya konulan ilkeleri, bireysel başvuruya konu olmasa bile benzer nitelikteki diğer dosyalara uygulaması ve bu yolla hak ihlallerini gidermesi beklenir. Bu durum, kararın fiilen bir 'pilot karar' etkisi yaratmasını gerektirir.