Uygulamada sıkça karşılaşılan 'tutuklamaya yönelik yakalama kararı'nın hukuki niteliği nedir? Bu karar, CMK m. 98'de düzenlenen 'yakalama emri' ile aynı mıdır? Bu tür bir karara karşı başvurulabilecek kanun yolu ve bu başvuruyu inceleyecek merci neresidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #142174

'Tutuklamaya yönelik yakalama kararı', kanunda açıkça bu isimle düzenlenmemiş, uygulama tarafından yaratılmış bir müessesedir. Hukuki niteliği itibarıyla, CMK m. 98'de düzenlenen ve esasen kişinin mahkeme huzuruna getirilmesini amaçlayan yakalama emrinden farklı olarak, burada amaç kişinin yakalanıp sorgulandıktan sonra tutuklanmasıdır. Bu, genellikle CMK m. 101/3 uyarınca tutuklama nedenlerinin varlığı halinde, fakat şüpheli/sanık hazır olmadığı için sorgusu yapılamadığından verilir. Esasen bu, şartlı bir tutuklama kararı değil, tutuklama amacıyla çıkarılmış bir yakalama emridir. Bu karar, kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir koruma tedbiri olduğundan, itiraza tabidir. İtiraz, CMK m. 267 vd. genel hükümlerine göre yapılır. Kararı veren sulh ceza hakimi veya mahkeme ise, karara itiraz dilekçesi bu mercie verilir. Merci, kararını düzeltmezse, itirazı incelemek üzere CMK m. 268'de belirtilen bir üst mercie (örneğin, sulh ceza hakimliğinin kararına karşı numara olarak sonraki sulh ceza hakimliği, asliye ceza mahkemesinin kararına karşı ağır ceza mahkemesi) gönderir.