7413 sayılı Kanun ile Noterlik Kanunu'nda yapılan değişiklikle noterlere taşınmaz satış sözleşmesi yapma yetkisi tanınmıştır. Bu düzenlemenin ardındaki temel amaçlardan biri olarak gösterilen 'taraf iradelerine aykırı matbu sözleşme uygulamasına son verilmesi' iddiasını, noterlerin ve tapu memurlarının mesleki formasyonları ve görev tanımları açısından karşılaştırmalı olarak analiz ediniz.
Sağlanan metinde, tapu müdürlüklerinde kullanılan matbu (standart) sözleşmelerin, tarafların özel taleplerine (örneğin 'sözleşme bedeli ödenmemiştir' şerhi gibi) kapalı olduğu ve bunun taraf iradelerine aykırı sonuçlar doğurabildiği eleştirisi yer almaktadır. Noterlere bu yetkinin verilmesinin ardındaki bir amaç, bu katı uygulamayı esnetmektir. Karşılaştırma şu şekilde yapılabilir: 1) **Mesleki Formasyon:** Noterler, hukuk fakültesi mezunu ve belirli bir staj sürecinden geçmiş hukukçulardır. Bu nedenle, sözleşme hukukunun temel ilkelerine (irade serbestisi, sözleşmenin yorumu, emredici hükümlere aykırı olmama vb.) daha hakimdirler. Tarafların taleplerinin hukuka uygunluğunu denetleyerek, iradelerine en uygun sözleşmeyi düzenleme konusunda daha ehil kabul edilebilirler. Tapu memurları için ise hukuk fakültesi mezuniyeti şartı bulunmamaktadır ve görevleri daha çok tescil işleminin şekli doğruluğunu sağlamaya odaklıdır. 2) **Görev Tanımı:** Noterlerin asli görevi, hukuki işlemleri belgelendirmek ve onlara resmiyet kazandırmaktır. Bu, tarafların iradelerini doğru bir şekilde yansıtan metinler oluşturmayı içerir. Tapu müdürlüklerinin ana fonksiyonu ise, ayni haklara ilişkin tescil işlemlerini yaparak sicilin doğruluğunu ve aleniyetini sağlamaktır. Bu nedenle, tapudaki süreç daha standart ve şekilcidir. 7413 sayılı Kanun, noterlerin bu hukuki uzmanlığını kullanarak daha esnek ve taraf iradelerine uygun sözleşmelerin yapılabilmesine zemin hazırlamayı amaçlamaktadır.